YEREL EKONOMİK KALKINMA

ÖZEL SEKTÖRÜ GELİŞTİRME

KÜMELENME VE AĞ YAPILARINI GELİŞTİRME

 
Ne yapıyoruz ?
 
Danışmanlığa başladığımız ilk günlerden başlayarak; KOBİlerin gelişimi, kümelenme, girişimciliğin geliştirilmesi, ve yerel ekonomik kalkınma projelerinde yer aldık. Sınırlı bilgi ve deneyimin olduğu dönemde zorlu bir süreçte her şeye en başından başladık, ancak bu konudaki azmimizle on yıl içerisinde önemli bir bilgi ve deneyim altyapısı oluşturmayı başardık ve bugün, Yerel ve Bölgesel Kalkınma ve Kümelenme, farklı ülkelerde üzerinde çalıştığımız önemli konulardan birisi haline geldi.
 
Bölgesel ve Ulusal Devlet Kurumlarının yerel faydalanıcı olduğu donör fonlarla finanse edilen projelerde, genellikle Birleşmiş Milletler kuruluşları olan UNIDO ve ITC ile birlikte, sektörel ve bölgesel kalkınmaya engel olan  sorunları giderme, kümeler için gerekli olan özel uzmanlık konularında hizmet etme, çevre analizi, tanısal analizler ve ihtiyaç analizleri yapma, ağ yapısının güçlendirilmesi ve işbirliklerinin arttırılması, değer ve tedarik zincirlerinin analizi ve geliştirilmeleri, kuruma özgü eğitim programları tasarlanması ve eğitim verilmesi, eylem planlarının hazırlanması ve yerel yöneticilerle birlikte uygulanması alanlarında başarılı çalışmalar yapmaktayız.
 
Bir çok farklı sektörde çalışmalar yapıyoruz; zeytinyağından metal işlemeye, petrokimya ürünleri ve plastiklerden tekstil ve ayakkabıcılığa, sağlık sektörü ürünlerinden yumurta üretimine ve daha bir çok sektöre kadar…Tüm bu sektörlerde farklı konularda sorunları çözmeye çalışıyoruz; tedarik zinciri verimliliğinden inovasyon yönetimine, etkin marka yönetiminden süreç yönetimine, ihracatı geliştirme çalışmalarından dağıtım kanalı yönetimine, insan kaynağı yönetiminden kurumsal yönetimine kadar bir çok konuda…
 
İlk başta, küme  ve kümelenmenin ne olduğunu anlamanın önemli olduğunu düşünüyoruz !
 
Küme; sektörel olarak belli bir coğrafya içerisinde yer alan ve yoğunlaşan, birbirine benzer ürün ve hizmetler üreten, benzer fırsat ve tehditlerle karşılaşan firma ve üreticileridir. Kümelerde KOBİ’ler yer aldığı gibi büyük firmalar ve hatta mikro ölçekli firmalar, destek kuruluşları, sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve Ar-Ge kuruluşları da yer alırlar.
 
Kümeler genellikle doğal alarak ortaya çıkarlar;
  • doğal kaynaklara olan yakınlık
  • gereken insan kaynağının bölgede yoğunlaşması
  • bölgede iş geliştirme hizmetlerinin gelişmiş olması
  • gelişmiş altyapı
  • müşterilerin bölgedeki yoğunlaşmayı fark etmeleri
 
Her ne kadar firmalar yukarıdaki nedenlerle belli bir bölgede yoğunlaşsalar da, işbirliği içerisinde olmalarına engel olabilecek nedenler de vardır;
  • bilgi yetersizliği
  • zayıf ağ-işbirliği yapısı
  • farklı dil konuşma
  • farklı vizyonlar
  • karşılıklı güvenin yetersiz olması
  • teşvik edici yapının zayıf olması
 
KOBİ’lerin tüm dünyada ekonominin gelişmesinde kritik role sahip olduğunu biliyoruz ve KÜMELER bir çok konuda önemli rol oynarlar;
  • işgücü pazarının kalitesinin artması
  • ortak mal ve hizmet satınalması ile üretim maliyetlerinin düşürülmesi
  • küme markasını geliştirerek yeni pazarlara girebilme ve mevcut pazarlarda daha etkin olabilme
  • ulusal ve uluslararası düzeyde etkin lobi çalışmalarını yapabilme
  • özel uzmanlık ve danışmanlığa ulaşabilme
  • yenilik yapabilme potansiyelinin ve yenilikçi eko sistemin geliştirilmesi
  • küresel değer zincirleri içerisinde etkin rol alabilme
  • odaklanabilme ve özel konularda profesyonelleşebilme
  • finansal desteklere ulaşabilme
 
Kümeler yenilikçiliğin, yerel kalkınmanın, girişimciliğin, uluslararası pazarlara açılmanın, ve rekabetçiliğin itici gücüdür…
 
KOBİ’lerin doğru yönde gelişmelerine yön vermek, bölgesel ve ulusal bir ekonominin uzun dönemli sağlıklı büyümesi için büyük önem taşımaktadır. KOBİ’lerin problemlerini doğru şekilde anlayabilmek, araştırmak, tanımak, analiz etmek, uygulamaya yönelik yol haritaları ve çözümler hazırlamak, yön göstermek, koçluk ve danışmanlık yapmak VEGO Danışmanlığın bu konudaki rekabetçi özellikleridir…
 
…ve, uygulama;
Bölgesel/ Ulusal Devlet kurumları ile birlikte;
Firmalar ve iş insanları için sürdürülebilir ve başarılı bir gelecek oluşturabilmek için ekonomik, sosyal ve ekolojik çevrenin analiz edilmesi.
  • Planların hazırlanması, önceliklerin ve anahtar başarı göstergelerinin belirlenmesi.
  • Kümelere özel konularda eğitimler vererek çalışanların kapasitelerinin arttırılması
  • Planların paydaşlarla birlikte uygulanması
  • Küme yönetiminin kurulması, başarıya odaklı eylem planı hazırlanması ve planın hayata geçirilmesi (1-3 yıl) ve başarı/başarısızlığın ölçülmesi, öğrenme ve öğrenilen bilgilerin paylaşılması

İŞ MÜKEMMELLİĞİ MODELLERİ VE TURQUALITY

EFQM® ve TURQUALITY® Programları firma ve kurumunuzun performansını en üst düzeyde iyileştirmeniz için bir mükemmellik çerçevesi oluşturmaktadır.

TURQUALITY® (www.turquality.com)

TURQUALITY®, ‘Türkiye’ ve ‘Kalite’ kavramlarını bir araya getiren son derece iddialı bir projedir. Proje T.C. Ekonomi Bakanlığı, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TIM) ve İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB) tarafından başlatılmıştır. Konuyla ilgili yasal çerçeve 12 Ocak 2004 tarihinde sunulmuştur.

TURQUALITY® esas olarak bir akreditasyon sistemidir ve yalnızca faydalanıcı firmaları uluslararası kapsamda kıyaslamak için değil, aynı zamanda bu firmaların markaları için uluslararası anlamda kabul edilen ‘kalite’ ve ‘yenilik’ gibi değerler hakkında farkındalık yaratmak için tasarlanmıştır.

‘Ulusal bir marka geliştirme programı’ olan TURQUALITY®’nin amacı uluslararası platformda Türk markalarının başarısını hızlandırmak ve desteklemektedir.

Bu iddialı hedeflere ulaşmak için TURQUALITY® programı vizyonunu "marka yönetiminde kalite" anlayışını kapsayacak şekilde genişleterek ve destek hizmetleri bileşenini, firma için özelleştirilmiş stratejik koçluk ve danışmanlık konularına odaklayarak vurgulamaktadır.

TURQUALITY®, firmaların markalaşma hedefi için ve böylesi karmaşık bir hedefe ulaşmada hem birey hem de ekip aktiviteleri bazında geliştirilmesi gereken kapasite, yeterlik, yetenekler ve kaynakların sağlanmasında firmalara destek sağlamaktadır. 

VEGO, TURQUALITY® programı tarafından akredite edilmiş bir hizmet sağlayıcısıdır ve TURQUALITY® maceranız öncesi hazırlıklarınızda ve uygulama dönemi boyunca sizlere gerekli kapasite, yeterlik, yetenekler ve kaynakların geliştirilmesi konularında destek sağlayacak mükemmel iş ortağınızdır. 

İŞ MÜKEMMELLİĞİ MODELLERİ ve EFQM (European Foundation for Quality Management) (www.efqm.org)

İş mükemmelliği, bir organizasyonun yapmakta olduğu tüm işler ve faaliyetlerdeki performansın sürekli olarak iyileştirilmesi ile paydaş ihtiyaç ve beklentilerini karşılamak ve hatta aşmak için gösterilen sürekli çabaları ifade eden bir yönetim felsefesidir.  (www.apo-tokyo.org)

İş mükemmelliği konusunda Dünya’nın farklı yerlerinde, farklı yaklaşımlar/modeller bulunmakta ve uygulanmaktadır. Farklılaşan birçok noktaları bulunsa da, bu modellerin temel olarak benzerlik gösterdiğini söylemek mümkündür. Birçoğunun temelinde Toplam Kalite Yönetimi (TKY) yaklaşımı yer almakta ve bunun yanı sıra sürekli iyileşme, iş mükemmelliği, en iyi uygulama ve kıyaslama kavramları vurgulanmaktadır. Bu modellere örnek olarak Avustralya Mükemmellik Modeli, Amerikan Baldrige Modeli (Performans Mükemmelliği için Baldrige Kriterleri), Kanada İş Mükemmelliği Çerçevesi, Deming Ödülü, Singapur Kalite Ödülü Çerçevesi ve Avrupa Kalite Yönetim Vakfı Modeli (EFQM Excellence Model) verilebilir.

İş mükemmelliği modelleri genellikle destek alınan ve öz-değerlendirme yönetimi ile uygulanan, organizasyonların güçlü ve gelişmeye açık yönlerini ortaya koyan, sonrasında ise yapılması gerekenlere ilişkin rehberlik sunan modellerdir. Değerlendirmede sıklıkla kullanılan yöntem, organizasyonun çerçevesi önceden tarif edilmiş olan bir dizi kritere ilişkin puanını hesaplamak ve bu hesaplamaları değerlendirilen organizasyonun iç veya dış kıyaslamalarında kullanmak olarak karşımıza çıkar. İş Mükemmelliği değerlendirmesinin çıktıları üst yönetim ekiplerine, organizasyon için istenilen sonuçlara ulaşmada alınması gereken kararları sağduyu ile değerlendirme olanağı sunar.

Mükemmellik konusunda Türkiye’de yaygın olarak Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı (EFQM) tarafından geliştirilmiş olan EFQM Mükemmellik Modeli benimsenmiştir ve yaklaşık 20 yıldır bir yönetim ve kurumsal performans değerlendirme aracı olarak kullanılmaktadır. EFQM’in ulusal işbirliği ortağı Türkiye Kalite Derneği’dir (KALDER).

Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı mükemmel kuruluşları “…tüm paydaşlarının beklentilerini karşılayan veya aşan üstün performans gösteren ve bu performansı sürdüren…” organizasyonlar olarak tanımlamaktadır. (www.efqm.org)

Paydaşlar organizasyonun içerisinden ve dışarısından kişiler olabileceği gibi organizasyonun performansına etkisi olan veya çıkarı bulunan diğer organizasyonlar da olabilir. Örneğin paydaşlar: hissedarlar,  müşteriler, tedarikçiler, iş ortakları, kamu ve toplum temsilcisi kuruluşlar olabilmektedir.

Söz konusu organizasyon ister bir kamu kuruluşu, üniversite, hastane ya da ister küresel çapta faaliyet gösteren bir firma veya KOBİ olsun; mükemmellik felsefesi, organizasyonun bütününde benimsenip hayata geçirilerek kuruluşun performansının iyileştirilmesine ve paydaş beklenti ve ihtiyaçlarının beklenenin üzerinde karşılanmasına olanak verebilir.

EFQM Mükemmellik Modeli, Avrupa İş Mükemmelliği Ödülü kapsamında uygulanmakta olan modeldir ve ödül süreci de Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı tarafından yürütülmektedir. Bu model özellikle Avrupa’da ve daha önce de ifade edilmiş olduğu üzere Türkiye’de ulusal iş mükemmelliği ve kalite ödülleri çerçevesinde kullanılmaktadır.

Model kapsamında ele alınan 9 kategori bulunmaktadır (www.efqm.org):

  • Liderlik
  • Strateji
  • Çalışanlar
  • İşbirlikleri ve Kaynaklar
  • Süreçler, Ürünler ve Hizmetler
  • Çalışanlarla İlgili Sonuçlar
  • Müşterilerle İlgili Sonuçlar
  • Toplumla İlgili Sonuçlar
  • İş Sonuçları
EFQM Mükemmellik Modelinin temel kavramları ise şunlardır:
  • Müşteriler için Değer Katma
  • Sürdürülebilir bir Gelecek Yaratma
  • Kurumsal Yetenekleri Geliştirme
  • Yaratıcılık ve Yenileşimden Faydalanma
  • Mükemmel Sonuçları Sürdürme
  • Çalışanların Yetenekleri ile Başarma
  • Çeviklikle Yönetme
  • Vizyoner, Esin Veren ve Bütünsel Liderlik

MÜKEMMELLİK MODELLERİNİN FAYDALARI 

KAR AMACI GÜDEN KURULUŞLAR İÇİN

İş Mükemmelliği modellerinin kuruluşunuza yönelik genel faydaları aşağıdaki gibi listelenebilir:

  • İş mükemmelliği modelleri, kuruluşunuzun mevcut durumu ile ilgili bir değerlendirme yapmanıza olanak verir.
  • Yapılan değerlendirme aynı zamanda kuruluşunuzun performansını ulusal ve uluslararası alanda diğer kuruluşlarr ile kıyaslamanızı sağlar.
  • Organizasyonunuz içinde ve farklı kuruluşların organizasyonları arasında en iyi uygulamaları öğrenmek ve yaymak için ortak bir çerçeve sunar.
  • Bağımsız değerlendiriciler tarafından gerçekleştirilen dış değerlendirme ile kuruluşunuzun mevcut durumunun bir dış göz tarafından değerlendirilmesini sağlar.
  • İş Mükemmelliği Değerlendirme sonuçları doğrultusunda kuruluşunuzun kamusal tanınma sağlayacak bir kalite ya da mükemmellik sertifikasına veya ödülüne layık görülebilir.
  • Özellikle KOBİ'lere stratejileriyle uyumlu bir şekilde büyüme ve yayılımlarını gerçekleştirme yönünde sistematik ve sağlam bir sistem kurmaları ve geliştirmeleri için destek sağlar.

Yapılan birçok araştırma özellikle KOBİ'lerde İş Mükemmelliği modellerinin, hızlı karar verme ve uygulama yeteneklerine sahip oldukları için büyük organizasyonlara kıyasla daha belirgin operasyonel ve finansal faydalara daha kısa zamanda ulaşılabildiğini göstermektedir. İş mükemmelliği modellerinin KOBİ'lere yönelik faydalarına ilişkin aşağıdakiler sayılabilir:

  • Organizasyondaki tüm farklı fonksiyonlar, birimler, süreçler ve sistemlerin istenilen iş sonuçlarını üretme yolunda birlikte ne kadar iyi çalıştığını anlamak için kuruluşa yardımcı olmak ve bu şekilde yöneticilerin ve çalışanların organizasyonlarını daha iyi anlamalarını sağlayarak daha doğru ve yerinde kararlar almalarını desteklemek.
  • Yöneticiler ve çalışanların kuruluşlarının mevcut durumu ve karşılaşılan temel sorunların neler olduğu konusunda ortak bir görüşe sahip olmalarını sağlamak; bu sorunlar ile mücadelede onları bir araya getirerek kuruluşun geleceğe taşınmasına olanak vermek. 
  • KOBİ’lerin tüm iyileştirme girişimlerini, araç ve tekniklerini entegre eden bütünleşik bir iyileştirme ve geliştirme stratejisi benimsemelerine ve uygulamalarına ön ayak olarak onlara çeşitli organizasyonel iyileştirme girişimlerini yönetmek ve uyumlandırmak konusunda kapsayıcı bir çerçeve sunmak. Örneğin:  İyileştirme Ekipleri, Yalın uygulamalar, SPC (İstatistiksel Süreç Kontrol), ISO9001, ISO14001 ve Kurum Karnesi uygulamaları…
  • İş fırsatları ve tehditlerinin geniş bir çerçevede tespit edilerek değerlendirilmesine ve ilgili konulara odaklanılmasına yardımcı olmak. İş Mükemmelliği modelleri, genel çerçeveleri itibariyle ‘strateji’, ‘liderlik’, ‘iş gücü odaklılık, ‘operasyon odaklılık’ gibi başlıklar üzerinde yoğunlaşmaktadırlar. 
  • KOBİ'lere, öz-değerlendirme yöntemiyle tıpkı bir danışman gibi organizasyonlarının yönetimini ve mevcut durumunu düzenli olarak değerlendirme olanağı vermek ve bu vesileyle işlerin geliştirilmesi ile risklerin tespit edilerek yönetilmesi konularında gereken özenin sağlanıyor olduğundan emin olmak. 

KAR AMACI GÜTMEYEN ORGANİZASYONLAR İÇİN

EFQM gibi mükemmellik ya da kalite modelleri özellikle kar amacı güden şirketler için performans iyileştirme ve sürdürülebilirliğe ulaşmada etkin araçlar olarak kabul edilmektedir ancak bu modellerin kar amacı gütmeyen kuruluşlardaki (Örn: STK’lar) uygulamalarında bazı zorluklar ortaya çıkabilmektedir. Aslında bu modeller tıpkı şirketler gibi kar amacı gütmeyen organizasyonlar için de oldukça uygundur. Çünkü kar amacı gütmeyen kuruluşların da şirketlere /kar amacı güden kuruluşlara benzer ihtiyaçları bulunmaktadır. Örneğin onların da ürünlerini ve hizmetlerini sunmakta oldukları müşterileri vardır, faaliyetlerini sürdürmek için gelir elde etmeye ihtiyaç duyarlar, kendilerini ve ürün ve hizmetlerini tanıtmaları gerekmektedir ve kesinlikle tüm paydaşlarının memnuniyet seviyesi hakkında bilgi sahibi olmak ve bu seviyeyi arttırmak istemektedirler.

Bu nedenle kar amacı gütmeyen organizasyonlar, organizasyonel sürdürülebilirliklerini sağlamak ve özellikle de içerisinde faaliyet göstermekte oldukları günümüz dinamik ve karışık çevrelerindeki mücadele alanlarını aşmak için artan bir oranda çaba göstermektedirler. Kar amacı gütmeyen kuruluşlar için sürdürülebilirliği sağlamak, sektör içerisinde ve dışında artan rekabetin yanı sıra devlet fonlarındaki belirsizlikler, ekonomik zorluklar nedeniyle özel bağışlarda azalmalar gibi sorunların da gündeme gelmesiyle oldukça zorlu bir göreve dönüşmektedir. Buna bağlı olarak, kar amacı gütmeyen kuruluşlar için performans iyileşmesini sağlamak ve arttırmak bu zorlu ortama karşılık verebilmek için etkili bir yöntem olarak görülmekte, mükemmellik ve kalite modelleri de sürdürülebilirliğe ulaşma hedefi için performans iyileştirme stratejisi olarak kullanılmaktadır.

Kar amacı gütmeyen kuruluşlar tarafından Mükemmellik ve Kalite Modelleri bir öz-değerlendirme ve performans iyileşmesini planlama aracı olarak kullanılabilir. Bu modellerin uygulanması ile kar amacı gütmeyen organizasyonların elde edeceği faydalar, kar amacı güdenlerin elde edecekleri ile oldukça benzerdir. Model değerlendirmeleri kar amacı gütmeyen organizasyonlarda organizasyonun bir bütün olarak nasıl çalıştığını anlamaya yardımcı olur, en iyi uygulamalar hakkında bilgi ve iletişim sağlar, değerlendirme sonuçları aracılığıyla organizasyonun performansının benzerleri ile kıyaslanmasına olanak verir ve kalite ve performans iyileştirme doğrultusunda takip edilecek bir plan ya da çerçeve sunar. 

Ancak şunu da vurgulamak gerekir ki, kar amacı gütmeyen organizasyonlar için mükemmellik ve kalite modellerinde olduğu üzere, kalite ve performans artışını sürekli bir iyileştirme süreç döngüsü içerisine entegre etmek oldukça zorlu olabilmektedir. Bu kısmen organizasyonun misyonu ve amaçlarını takip etme hedefinden ayrılıp ayrılmadığına dair oluşabilecek endişeler ve kısmen de bu modellerde kullanılan terminolojiden kaynaklanabilmektedir. Örneğin, Kotler ve Lee (2005) tarafından yapılan bir çalışmada Kurumsal Sosyal Sorumluluk ve kar amacı gütmeyen organizasyonların misyonları arasında, özellikle de Kurumsal Sosyal Sorumluluğun tanımı gereği toplumu geliştirmeye odaklanmayı içerdiği dikkate alındığında, son derece güçlü bir uyum tespit edilmiştir. Aslında kurumsal sosyal sorumluluk çabaları şirketlerdense kar amacı gütmeyen organizasyonlara daha uygun olarak görülebilir, çünkü zaten toplumun iyileştirilmesi ve geliştirilmesi konularına odaklı faaliyetleri bulunmaktadır. Ancak kar amacı gütmeyen kuruluşlar kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerine yoğunlaştıklarında, temel misyonları ve amaçlarından uzaklaşıp kaynaklarını farklı konulara yönelttiklerine dair bir algı oluşabilmekte ve destekçilerini kaybetme konusu gündeme gelebilmektedir. Sonuç olarak, mükemmellik ve kalite modellerinin uygulanması, kar amacı gütmeyen organizasyonlar için son derece faydalıdır. Ancak kendilerine özgü endişelerini giderecek ve ihtiyaçlarını tatmin edecek uyarlamaların dikkate alınması ile bu fayda daha da arttırılabilecektir.

VEGO, mükemmellik yolculuğunuzda, kurum veya kuruluşunuzun performansınızı iyileştirmek ve faaliyetlerinizde paydaşlarınızın ihtiyaç ve beklentilerini sürekli aşan bir performans sunabilmeniz için mükemmel çözüm ortağınızdır. 

İş Mükemmelliği Modelleri hakkında daha fazla bilgi almak için aşağıdaki linkleri de ziyaret edebilirsiniz: 
Baldrige Performans Mükemmelliği Programı (http://www.nist.gov/baldrige/)
Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı (EFQM) Modeli (http://www.efqm.org/en/)
Singapur Kalite Ödülü (SQA) (http://spring.gov.sg/BE)

EFQM ve KURUM KARNESİ (BSC)

Dünya’nın çeşitli yerlerinde geliştirilmiş, performans artışı, kalite ve hem yönetim hem de operasyonlarda mükemmellik hedefine odaklanan farklı iş mükemmelliği modelleri ve yönetim çerçeveleri olduğunu biliyoruz. Bunlar içerisinde Kurum Karnesi ve Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı’nın Mükemmellik Modeli öne çıkan ve yaygın olarak kullanılan iki yaklaşım olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca bu iki modelin organizasyonlarda performansı izleme, ölçme ve iyileştirme faaliyetleri için birlikte ve tamamlayıcı olarak kullanılmasının kurumsal organizasyona önemli faydaları olduğu ve katma değer sağladığı sıklıkla ileri sürülmektedir.

Öncelikle, her iki yaklaşımın da oldukça benzer yönleri olduğunu söyleyebiliriz. İki yaklaşım da temelinde organizasyonel performansın geliştirilmesi hedefine güçlü bir bağlılık taşımaktadır, yapısal bir süreci takip etmektedir ve ölçüm temellidir. Her iki yaklaşım da iyileşme ve gelişme yönündeki her faaliyette adeta görünmez bir planlama, tasarım, uygulama, gözden geçirme, öğrenme ve geribildirimleri kullanarak iyileşme döngüsünü takip etmektedir. Bunun yanı sıra hem Kurum Karnesi, hem de EFQM Modeli kar amacı güden büyük, orta ve küçük boyutlu işletmelerin yanı sıra, kamu kuruluşları ve kar amacı gütmeyen diğer kuruluşlar içerisinde de etkin şekilde uygulanabilir, bütünsel bir çerçeve sunmaktadırlar.

Ancak şunu da ayrıca vurgulamak gerekir ki, her iki yaklaşımın da başarısı ve sürdürülebilirliği öncelikle üst yönetimin uygulamaya bağlılığı ve bunu sahiplenmesine bağlıdır. Ancak bu şekilde uygulanan çerçevenin kurum veya kuruluş boyunca yayılmasını, tüm çalışanlar tarafından benimsenerek hayata geçirilmesini sağlayabilirler. 

KURUM KARNESİ VE EFQM AYNI ANDA VE BÜTÜNLEŞİK OLARAK NASIL KULLANILABİLİR?

Kurum Karnesi metodolojisi, kurum ve kuruluşların tüm faaliyetlerinin kurum stratejisi ve vizyonu ile uyumlandırılmasına odaklanan, bunun yanı sıra iç ve dış iletişimin iyileştirilmesini ve performansın stratejik hedefler doğrultusunda izlenmesini sağlayan bir stratejik planlama ve performans yönetim sistemidir. Kurum Karnesi Harvard İşletme Okulu’ndan Dr. Robert Kaplan ve David Norton tarafından “performans ölçümünde kullanılan geleneksel finansal ölçütlere, finansal olmayan diğer stratejik performans ölçütlerini ekleyerek yöneticilere ve üst düzey yetkililere organizasyonel performans hakkında daha ‘dengeli’ bir görüş sunmayı amaçlayan bir performans ölçme sistemidir” (www.balancedscorecard.org).

Kurum Karnesi uygulamalarının kurum ve kuruluşlara sağladığı bazı temel ve önemli faydalar şunlardır: 

  • kurumsal stratejiyi odaklı, operasyonel ve ölçülebilir terimlere indirilerek tarif etmek
  • faaliyetleri stratejik planlama ile uyumlu olarak gerçekleştirmek
  • üst yönetim ekibinin zamanını ve çabalarını temel konu ve sorunlara odaklamak
  • bireylerin ve ekiplerin hedefleri ile organizasyonel hedefler arasında doğrudan bağlantı kurulmasını sağlayarak stratejik birlik ve devamlılığı sağlamak
  • bireyler ve ekiplere kendi performanslarının bir bütün olarak organizasyonel performansı nasıl etkilediği ve performansları ile organizasyona nasıl katkı sağladıkları hakkında bilgi sağlamak
  • kurumsal stratejiler ve stratejik öncelikler hakkında etkin iletişim kurulmasını sağlamak ve sürdürmek
  • daha iyi analiz ve kaynak tahsisi yapmak; yatırım kararlarında alternatifleri doğru değerlendirmek
  • sorumluların açık bir şekilde belirlenmesine olanak vererek, iş sonuçları için hesap verilebilirliği sağlamak
  • geçmiş performansı sürekli ve düzenli olarak değerlendirerek ve öğrenerek, gereken hallerde stratejik değişikliklere karar vermek ve hayata geçirmek
EFQM Modeli ise, tüm kurum veya kuruluş boyunca uçtan uca kullanılacak bütünsel bir yaklaşım sunar ve organizasyonun güçlü ve/veya iyileştirmeye açık alanlarını belirlemek için bir tanı aracı olarak kullanılır. Model, organizasyonel performansın iyileştirilmesine odaklı bir öz-değerlendirme sağlamaktadır. Bu bütünsel yaklaşımın faydaları içerisinde organizasyon içerisindeki her düzeyde performans iyileştirme yönünde bir heyecan yaratmak, organizasyonun kendisinden veya dışından kaynaklanan en iyi uygulamaların herkes tarafından paylaşılmasını sağlamak ve tüm bunların yanı sıra sürekli öğrenmek ve performansı iyileştirmek için bir çerçeve sunmak sayılmaktadır.  (Gaelle Lamotte & Geoff Carter 2000)

Her ne kadar Kurum Karnesi ve EFQM Modeli benzerlikler taşısa da, iki yaklaşımın da birbirinden farklılaşan güçlü yanlarının bulunduğunu söylemek mümkündür. Bu nedenle iki yaklaşımın eş zamanlı ve tamamlayıcı olarak birlikte kullanılması birçok organizasyon için son derece mantıklı ve faydalı olabilmektedir.

Örneğin, EFQM Modeli bir kuruluşun stratejik planlamasını nasıl yönettiğine baktığında planlama sürecinin uygun olarak tanımanmış olup olmadığı, düzenli ve yapısal olarak uygulanıp uygulanmadığı, gözden geçirilip geçirilmediği ya da oluşturulmasında paydaşların katkısının sağlanıp sağlanmadığı konularına yanıtlar arar. Ancak model özünde belirlenen stratejinin kalitesine odaklanmaz. Kurum Karnesi gözüyle bakıldığında ise tam tersine stratejinin geçerliğine ve ulaşılabilirliğine odaklanılmakta, stratejik planlama sürecinin kalitesi ya da iyileştirilmesi konuları geri planda kalmaktadır. 


YUKARI ÇIK